Lunawar
  • ANASAYFA
  • derya büfe

    Perşembe 12 Şubat 2009

    haftasonu ben yine evimin arkabahçesi bellediğim Eminönü’ndeydim.. bir arkadaşımla sabahtan buluşup ortalık kalabalıklaşmadan alışveriş yapalı istedik.. aklıma hemen Derya Büfe geldi.. kahvaltıyı orda yapmaya karar verdik.. bi kere az yağmurlu, ferah bir gündü.. biraz erken gidip Karaköy’de birkaç fotoğraf çektim, sonra da arkadaşımla buluşup Derya Büfe’ye gittik..

    Derya Büfe, Karaköy’de Galata Köprüsü’nü karşınıza aldığınızda, sol tarafta, deniz kıyısında kalan restaurantların arasında kalıyor.. onlara göre daha bir esnaf lokantası görünümü var.. ızgara balık ve döner de yapıyor ama ben menemen yemeyi seviyorum orda.. temizlik ve hijyen konusunda ya da kusursuz servis konusunda söyleyeceğim pek bişi yok.. ama menemen tüm bunlara değer.. sade, kaşarlı ya da karışık (kaşar ve sucuk) yiyebiliyorsunuz.. hem de yumurtadan yumurta parası alıyorlar.. biz iki kişi 11 Lira hesap ödedik.. az sonra başlayacak ve saatler sürecek Eminönü turumuz için iyi bir yakıt oldu..

    şipşakçı

    Pazar 21 Aralık 2008

    adamakıllı ne zamandır fotoğraf çekmiyorum bilemiyorum..

    ne zamandır sokakta yürürken çevreme bir vizörde bakmıyorum..

    makinam yeni..

    utanmasam nazar boncuğu takacağım..

    makinadan gelen “klik”leri duymak çok keyifli..

    şimdilerde her boş fırsatta kendimi amaçsızca sokağa atıyorum..

    korkaklığım var hala.. objektifi çeviremiyorum öyle istediğim her yere.. ama yavaş yavaş..

    yandaki fotoğraf, bir akşamüstü Büyükdere sahili..

    daha çok zaman istiyorum sevdiğim işler için.. sevdiğim işlere hakettikleri emeği verebilmek istiyorum..

    bakalım..

    zaman ne gösterecek..

    bir B planı yok

    Çarşamba 26 Kasım 2008

    Marks & Spencer yokalan dünyamıza karşı sorumluluklarımız çerçevesinde yaptıklarını ve yapmak istediklerini “Plan A” bünyesinde listelemiş..

    saygının neredeyse tamamen yokolduğu “hasbelkader” hayatımızı sürdürdüğümüz dünyamız üzerinde belki de bu tarz girişimler için çok geç kaldık..

    çevreci olmanın da bir moda olduğu günümüzde Plan A ne kadar işe yarar bilemiyorum ama kör göze parmak sokmanın zamanı geldi de geçiyor bile..

    benim, madem bu işe önayak oldular, Marks & Spencer’dan ricam mağazalarında “poşet” kullanmayı bırakmaları.. geri dönüşümlü kağıttan ürettikleri kağıt torbaları kullansınlar ve bu torbaların üzerine de bu torbaları neden kullandıklarını yazsınlar..

    petrolün içine bulanmış martının, balık zannederek yemeye çalıştığı poşetle ölmüş caretta carettanın resmini koysunlar..

    alışverişlerine kahve molası veren müşterilerini o kahve molası sırasında belki de sadece 3 saniye de olsa “yaptıklarını” düşünmeye teşvik etsinler..

    alışveriş çantası kullanmaya ikna ettikleri herkesin aslında bu büyük işi için küçük askerler olduğu gerçeğini unutmasınlar..

    Leo Murray’in hazırladığı animasyonda söylediği gibi “bizden önceki kuşaklar bu sorun hakkında hiçbirşey bilmiyorlardı, bizden sonra geleceklerin de bu konuda hiçbirşey yapmaya güçleri yetmeyecek..”