Lunawar
  • ANASAYFA
  • Archivio di Ekim 2011

    Restless

    Cumartesi 29 Ekim 2011

    Gus Van Sant‘ın filmografisine baktığımda bir sürü filmini de izlemiş olduğumu gördüm ama onun “tarz”ını anlamama yetmemiş pek sanıyorum.. Restless‘ı seçerken Filmekimi sayfası dışında hiçbirşey okumamıştım.. hikaye güzel, ekime uygun gelmişti o kadar.. ama filmin başlangıcında cast’ı izlerken müziklerinin Danny Elfman tarafından yapıldığını görünce biraz tuhaf hissettim.. bu filmde bir gotiklik olmalıydı.. derken karşımıza cenaze törenlerine giden, hayali bir kamikaze dostu olan ya da bir kamikaze hayaletiyle dostluk eden bir genç, Enoch, bir de ’50 ler ’60lardaki gibi giyinmeyi seven son nefesine az zaman kalmış olmasına rağmen Darwin’in muhteşem bir bilimadamı olduğunu düşünen bir genç bayan, Annabel, çıktı.. bu iki kişinin bir cenazede başlayan hikayeleri zaman zaman çok güldürse de genelde boğazda bir düğüm kıvamında devam ediyor..

    film hakkında daha fazla bilgi vermek istemiyorum aslında zaten film gayet naif bir film.. ama başrol oyncusu Henry Hooper’la ilgili bu bilgi bence önemli.. Henry Hooper‘ın James Franco’ya benzeyen mimikleri beni meraka sürükledi.. zira her ne kadar sıksık bunu inkar etsem de bir James Franco hayranı sayılırım.. ama Henry Hooper Dennis Hooper‘ın oğlu imiş..

    peki şimdi nereye

    Pazar 16 Ekim 2011

    muhteşem film tatilim sonunda bitti.. bu sene her ne kadar film seçerken “bu sene galiba çok iyi film” yok derken birbirinden güzel dokuz filmle cuma akşamı festival maratonunu sonlandırdım..

    bu sene festivalin galibi bence açık arayla Peki Şimdi Nereye (et maintenant, on va oû) oldu.. gitmeden önce Tijj tarafından bayağı hazırlandım filme ve eh biraz da korktum tabi.. bu kadar heveslenip ya beğenmessem diye.. ama film aynı Tijj’in dediği gibi çıktı.. yönetmenini bilmeseydik de bir kadının elinden çıktığını anlardık ve mutlaka ama mutlaka tekrar ve hep beraber izlememiz şart..

    film Lübnan’da ismi belli olmayan bir köyde geçiyor.. bir arada yaşayan Müslüman ve Hıristiyan halk her ne kadar iç içe gözükseler de sadece dinlerinden ötürü en ufak bir kışkırtmaya açıktırlar.. tabii tüm dünyada olduğu gibi dinler arası çatışmalar hız kesmeden devam etmektedir.. bu zaman zaman küçük patlamalar yaşayan köy halkı bir Müslüman Hıristiyan ayaklanmasından haberdar olmasın ve yine kan gözyaşı dökülmesin diye köyün kadınları el ele vererek bu çatışmalardan köyün erkeklerini uzak tutmaya çalışırlar..

    sonuçta çocuklarını kurban veren, kocalarını elleriyle gömen yine onlardır..

    filmin birçok sahnesinde boğazınıza düğümlenen yumruya engel olamayacağınız gibi defalarca kez de kahkahalara gömülmenize de engele olamıyorsunuz.. izlerken bir çok kez içim yanarak  “ahhh” dememe rağmen bir yandan da kadın elinden çıktığı her satırda belli olan senaryonun repliklerine defalarca kez sanki kendi ailemin içinde yaşanıyormuşçasına güldüm..

    şimdi ilk fırsatta yönetmen ve aynı zamanda başrol oyuncusu Nadine Labaki’nin bir önceki filmi Caramel’i de edinip izlemek istiyorum.. en az bu filmi kadar etkileyici olduğuna eminim..

    filmin fragmanına bu linkten göz atabilirsiniz..

    işte bu da Nadine Labaki‘nin diğer filmi Caramel (Sukkar Banat)..

    Ada

    Pazar 9 Ekim 2011

    FilmEkimi başladı..

    ben yine bir miktar film için biletlerimi ve işyerimden iznimi aldım..

    bu mevsimde filmler arasında kaybolmayı seviyorum..

    ben film seçerken sevgilim bir filme de beraber gidelim dedi ve Ada‘yı seçti..

    Bulgaristan yapımı olması (ve İsveç) ve Laetitia Casta‘nın da başrolde olması beni hemen cezbetti.. bu arada Laetitia’nın iyiden iyiye rol yaptığını da gördük.. bence oldukça başarılıydı..

    yaklaşık 2 saat süren filmde sevgilimin deyişiyle “beklenen” herşey oldu.. ve sonasında da “beklenmeyen” herşey..
    bu yüzden hem seyirci hem de yönetmen (Kamen Kalev) mutlu olmuştur diye düşünüyoruz biz..

    tabii bunların yanında Thure Lindhardt adıyla da tanışmış olduk.. aslında birçok bildik filmde küçük rolleri olmuş.. (mesela Into the Wild) umarım bu film yüzüne güler..

    son olarak şaka  bir yana filmin tutarsızlığı birçoklarını rahatsız edecek boyutta ama absürdizmi benimseyenler için ise bulnmayacak güzellikte.. denemekte fayda var bence..

    filmin konusuna göz atmak isterseniz FilmEkimi sayfası burada..