Lunawar
  • ANASAYFA
  • Archivio di Temmuz 2011

    I told you I was trouble..

    Perşembe 28 Temmuz 2011

    Haruki Murakami ya da Isabel Allende için sık sık hissettiğim bir rahatsızlık vardır.. ölürlerse ya da yazmayı bırakırlarsa diye.. bugün mp3 çalarım benim için bir Amy şarkısı seçmişken içim buruldu.. ben Amy’yi çok seviyordum..


    sıcak daha neler yapacak

    Pazar 17 Temmuz 2011

    2008 senesinin Ağustos’unda çıktığımız tatil geldi bu sabah aklıma.. bütün fotoğraflara o kadar yansımış ki 2008in sıcağı, heralde bir ömür unutmamama yetecek kadar.. fotoğrafların bir çoğunda kendimi kaybetmiş bir şekilde sağa sola devrilmişim.. ellerimin arasında bir kitap ama onu kaldıracak derman yok parmaklarımda.. hatırlıyorum da bir öğleden sonra soğuk bira içmeye niyet etmiştim de daha yarısı bitmeden beynimdeki damarlar çatlayacak diye korkmuş bir alacakaranlık kuşağına girmiş çıkmıştım..bir de elimde temizlenmesi gereken bir kaç kilo fasulye vardı:) bu sabah canım o yazda olmak istedi.. benden çok duyulacak birşey değildir sıcağa dair böyle bir dilek.. özellikle yeterince sıcak bir evde yaşarken ama sanırım sıcağın benim beynimde yarattığı alacakaranlık kuşağına ihtiyaç ya da özlem duyuyorum.. hazır işim de bu günlerde beni devamlı alkol almaya ve insani yanlarımı kullanmamaya teşvik ederken belki diyorum.. o sıcak ve beynime yaptıkları beni azıcık insan eder..

    Cast Away on the Moon

    Pazartesi 11 Temmuz 2011

    canını sevdiğimin Güney Korelileri çok güzel film yapıyorlar yahu.. aşkları bir tuhaf hayatları bir garip..
    Cast Away on the Moon‘la şans eseri karşılaştım, dün akşam izledik.. öncelikle uyarayım, her G. Kore filmi gibi biraz uzunca ama sıkmıyorlar da aynı zamanda..
    şimdi konumuz şu..
    filmimiz başrol oyuncusu Min-heui Hong telefonda bankayla konuşurken başlıyor.. batmış.. kamera uzaklaştığında elemenımızın bir köprünün trabzanına çıkmış atlamak üzere olduğunu görüyoruz.. atlıyor da..
    ama herşey o kadar basit değil.. bir süre sonra bir adada gözünü açıyor.. ada da ada ha.. Han nehri ortasında bir adacık ama yüzme bilmeyene her yer ıssız ada..
    işte böylelikle Min-heui Hong’un Cast Away hayatı başlamış oluyor..
    gelelim diğer baş rol oyuncumuza.. o da bir sebepten ötürü, bu sebepler bize bırakılmış, kendini odasına hapsetmiş, internet üzerinden yalancı bir hayat yaşayan So-yeon Jang.. (bu ne güzellik..)
    en sevdiği şeylerden biri geceleri “ay” ın fotoğraflarını çekmek.. bir de tatbikat günlerinde “gündüz” sokakları fotoğraflamak.. çünkü o zamanlarda sokaklarda hiç insan olmamasından çok hoşlanıyor ve kendini ayın üzerinde gibi hafif hissedebiliyor.. taa ki adadaki adamı görene kadar..
    işte tam o andan sonra tuhaflıklar iki katına çıkıyor ve bir de üzerine iletişime geçebiliyorlar..
    ben filmden çok keyif aldım, çok yorgun olduğum bir günde bu kadar uzun film izlemek biraz zor geldi ama hiç düşünmeden tavsiye ederim..
    biraz eğlenceli vakit geçirmek ve tuahaf bir film izlemek isterseniz..