unutmuşum..
30 03 2010
çoraplarınızı giyerken mesela bir an dizlerinizle karşılaşıp çok zaman önce hayatınızda olan bir eşya ya da kişiyle -ama tamamen aklınızdan çıkmış- umulmadık bir zaman ve yerde karşılaştığınızda tüm anıların tüm canlılığıyla geri geldiğinde hissettiğiniz o garip duyguyu yaşar mısınız hiç?
ensemdeki dövme beni sık sık şaşırtır.. genelde tamamen unuturum onun varlığını.. her gördüğümde ayrı bir sevinirim..
ama insan dizlerini görünce şaşırmaz ki..
hergün giyinip soyunurken karşılaşıyoruz oysa ki..
ne kadar zamandır kendimi dinlemediğimi düşündüm ilk..
kafamın içinde hiç susmayan sesin bana ait olduğundan şüphe bile ettim bir an..
ya da ne söylüyor ki hiç susmadan da beni bu kadar uzakta tutuyor kendi bedenimden bile..
insan kendini ne kadar süre unutabilir.. ne kadar unutturabilir..
kendimi unutmak ve unutturmak için tek şartım var kendime..
kameranın arkasında olmak istiyorum.. öyle ki objektif gözüm olsun ve etrafımdaki kimse bunu garipsemesin.. sanırım o zaman, kafamın içindeki memnuniyetsiz ve istediğini alamamış sesin sustuğu sayılı zamanlardan biri..
nerden nereye..
dizlerim, sizi yeniden bulduğum için sevinçliyim ayrıca..
**ha bir de.. fotoğrafın konuyla ilgisi yok tabii ki.. ışığını çok sevdiğim bir fotoğraf olduğu için ve evet.. şimdi o pencerenin önünde oturuyor olmak isterdim..