zaman yolcusunun karısı
5 02 2010
bestseller kelimesi imdb puanı kadar tehlikeli olabiliyor..
Eric Bana filminde başrol oynayınca, Audrey Niffenegger‘ın Zaman Yolcusunun Karısını okumaya heves ettim.. bir iki günde bitecek şöyle sakin, akıcı birşeyler okumak istedim.. gel gör ki “artık aşk hikayleri yazılmıyor diyenlere” kapak tanıtımıyla yayınlanan kitap özellikle “gözyaşlarımızı tutamayacağımız son 50 sayfa”ya geldiğinde demogojinin ayarını biraz fazla kaçırmış bence..
kitabın diline ve kurguya bir diyeceğim yok da açıkçası kitabın en güzel yeri ortasıydı.. ilk 100 sayfanın sıkıcılığı ve son 50 sayfanın iç sıkan havasını çıkarırsak geriye 400 sayfalık bir tatlı aşk romanı kalıyor..
kısaca zaman içinde kendi kontrolü dışında yolculuk yapan bir adamın hem şimdiki zaman hayatını hem de hayatının değişik zamanlarında yine zamanın başka yerlerine yaptığı yolculuklarının hikayesi.. karışık mı oldu.. evet ilk 100 sayfa biraz karışık ama olayı kavrayınca keyifli “orta” sayfalara geçiyorsunuz..
ama ben Eric Bana’yı son 50 sayfayı canlandırırken görmek istediğime hala emin değilim..
belli de olmaz tabii..