acayip bir gün
22 01 2010
20 Ocak hayatımın en acayip günlerinden biriydi..
aslında günler öncesinden başıma gelecekleri biliyordum ama ne hissedeceğime dair en ufak bir fikrim yoktu.. açıkçası şimdi de yok..
20 ocakta Win dayı oldu.. hem de 2 küçük prenses dayısı.. biri yaygaracı, biri küçük hanımefendi..
ve o günün belgecisi ben olayım istedi.. tanrım ne büyük sorumluluk..
açıkçası benim için gelecekte yapmayı planladığım meslek için ilk adımdı belki ve benden bunu ilk istediğinde tek düşündüğüm buydu ama 20 Ocak sabahı olanları gördükten sonra biraz daha farklı düşünmeye başladım..
o gün bir sürü insanın mutluluğundan beslendim.. hepsinden bir parça aldım.. bütün günümü sarhoş geçirdim.. iki küçük kalbin annelerinden ayrılarak kendi boyları kadar olan ellerin arasında kıpırdandıklarını, gözlerini açmaya çalıştıklarını ve tanıdık bir şey aradıklarını gördüm.. yaygaracı prensesin eli küçük hanımefendiye deydiğinde ağlamayı bıraktığını gördüm.. aynı gözün içinde birbirine zıt duyguları mutluluğu ve neşeyi, sevinci ve korkuyu aynı anda gördüm.. hepsinden önemlisi bunları bir de belgeledim..
şimdi acaba ne zaman böyle bir şansım daha olacak diye düşünüyorum.. daha iki gün oldu oysa ki..
Dinemiz, verdiğin bilgiler çok işime yaradı.. çok çok teşekkür ederim..