yolda
8 12 2009
uzun bir süre okumak için doğru zamanın gelmesini bekledikten sonra belki de okunabilecek en kötü zamanda Yolda‘yı okudum.. sayfaların kenarlarını kıvırdım (ki başkası benim kitabıma yapsa asla tahammül göstermeyeceğim birşey) notlar aldım..
Zen Kaçıkları‘nı okurken yaşadıklarımın neredeyse aynısını yaşadım.. kitabın ilk yarısı, insanları biraz biraz tanıyıp (ve zaten bu adamların da paralel olarak aynı dönemlerde deliler gibi kitap yazdıkarını düşünürsek) merak edip anlamaya çalışırken yavaş yavaş geçti.. ikinci yarı ise akıntıya kapılmış gibi geri dönüp notlara bile bakmadan neredeyse bir gecede..
ister istemez yola çıktığımız günlere gittim.. hayatın ne kadar da kolay olduğunu (tabii şimdi burdan bakınca) anımsadım.. yola çıkmayı ve yola çıkanları ağırlamayı özledim.. sonra yeniden yola çıkabilecek gücü bulmayı da diledim tabi..
bu yazıya bir Jack Kerouac fotoğrafı koymaya niyetlenmiştim ama şimdi yazarken kendi “yolda ” fotoğraflarımdan birinde karar kıldım.. bana da ilham olsun diye..
“Direksiyona abanıp topukladı; havasını bulmuştu, herkes farkındaydı. Hepimiz keyifliydik, karmaşayı ve anlamsızlığı arkada bıraktığımızın, zamanla ilgili tek ve yüce işlevimizi yerine getirmekte olduğumuzun farkınaydık: hareket etmek. Ve ettik!” (S: 140)