Lunawar
  • ANASAYFA
  • Archivio di Kasım 2009

    annie

    Cuma 27 Kasım 2009

    benim küçük ısmarlama minik elli tatlı kuzumun bugün doğumgünü..

    mutlu yıllar.. ablacığınla..

    ilk parça

    Pazartesi 23 Kasım 2009

    haftasonu ödünç arabamızla biraz serserilik yaptık..

    köprüden geçebilmek için 30 lira verip kgs almak zorunda kaldık.. olsun ama üzülmedik..

    bu kgs bizim 2010 mayısında almayı hayal ettiğimiz arabamızın ilk parçası.. sonra da tekerlekleri alıcaz..

    bol bol gezmek, bol bol tatil yapmak, bol bol fotoğraf çekmek için..

    bol bol “oooohhhhh” demek için..

    ama hani keşke hemen şimdi olsaydı..

    bizim de küçük şaşkın kırmızı bir düldülümüz olsaydı..

    o.k. band

    Pazar 22 Kasım 2009

    geçtiğimiz haftalarda tanıştım grupla.. aslında yaz başından beri Win bahsedip duruyordu.. ama haftaiçi sahne alıyor olmaları izleme şansımı ne yazık ki minimuma düşürmüştü.. neyse sonunda beklenen oldu ve izledim.. o.k. band blues sevenler için bulunmaz fırsat.. kabul etmek lazım ki canlı blues dinleyebileceğimiz çok yer yok.. o yüzden şimdilik salı günleri dorock’ın yolunu tutmak lazım.. grubun facebook sayfasına burdan ulşabilirsiniz..

    ben çok eğlendim..

    bol bol dans ettim..

    coverlar kesinlikle süper.. tavsiye ederim..

    gidecek olursanız da davet beklerim..

    haberiniz olsun..

    nell

    Çarşamba 18 Kasım 2009

    nell’in doğumgünü..

    en şık vedalarımın ve kavuşmalarımın güzel kişisi..

    bella..

    Salı 17 Kasım 2009

    hava yağmurlu.. yağmuru seviyorum..

    dondurmayı da seviyorum.. hele damla sakızlısına bayılıyorum.. (yasaklarım arasında, yiyemiyorum ama sabırla bekliyorum)

    sadece resimleri eskitmek için bile fotoğraf çekebilirim gibi hissediyorum son zamanlarda..

    kontrastı yüksek siyah beyazlara bayılıyorum.. çok güzel eskiyorlar..

    resimdeki kızı da seviyorum..

    arkada elleri gözüken adamı da..

    bir dondurma bu kadar mı hüzünlü durur bir fotoğrafta..

    hay allah ya..

    montumun kollarından, yakasından ince ince serin hava girse..

    ben dondurma yüzünden yollara düşsem..

    1. Korku Anlatıları Konferansı: Yazınsal ve/veya Görsel Vampir Anlatıları

    Perşembe 12 Kasım 2009

    geç kalmış bir yazı bu.. yaz aylarında Facebook’ta rastladığım, sonrada sabırla beklediğim konferans.. 2-3 Kasım tarihlerinde İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleşti..  iki gün boyunca orda olmaktan büyük keyif aldım.. keşke konuşmacıların daha fazla vakitleri olsaydı diye hayıflanmadan da edemedim.. o kadar keyifli ve derin konular ki, bırakın yirmişer dakikayı, her biri üzerine günler yetmeyebilirdi..

    konuşmacılarla ilgili bilgiye burdan ulşabilirsiniz..

    konferans Serdar Kökçeoğlu’nun seçtiği “Hanno Cambiato Faccia” ve üzerine kısa bir sunum ile açıldı..

    ardından hemen günümüze döndük ve Züleyha Çetin-Öktem ile birlikte günümüz vampirlerine bir gözattık.. “Moonlight, Twilight ve True Blood: Yeni Çağın Aklıselim Vampirleri”

    bir sonraki sunum kendi adıma en çok eğlenerek izlediğim sunumdu.. Melih Yılmaz kısıtlı süre içinde “Doğu’nun Rahatsız Sakinleri: Efsanelerden Günümüze Uzak Doğu Vampirleri”ni anlattı..

    sonrasında tam Uzak Doğu’nun Vampirleri derken Galip Dursun “Vampirle Savaşmak” adındaki sunumunu gerçekleştirdi.. dünyanın dörtbir yanındaki vampirler ile nasıl savaşacağımızı öğrendik.. tabii ne yazık ki bu sunum için de süre çok yetersizdi..

    ilk günün son sunumu Buket Aygün tarafından gerçekleştirildi.. Buket Hanım aynı zamanda bu konferansı izlememize olanak tanıyan kişiymiş.. Buket Hanım’ın konusu “Kuralları Değiştirmek ve Gücü Paylaşmak: Vampir Avcısı Buffy’de Avcı Mitinin Yeniden Tanımlanışı” idi..

    ikinci günün açılışı gayet keyifli oldu.. kasvetli bir İstanbul sabahının konusu “Vampirin Fa Anahtarı: Rock Müzikte Vampir İmgesi” oldu. Sunumu hazırlayanlar; Şebnem Sunar, Zeynep Bilge, ve Zeynep Şahintürk

    ardından Sinem Yazıcıoğlu‘nun “Zenci Drakula los Angles’ta: Blacula’da Kimlik Ve İdeoloji” konulu sunumu vardı.. ne yalan söyleyeyim bu filmi artık gülerek izleme şansım kalmadı gibi..

    kısa bir aradan sonra Zeynep Bilge ile birlikte “Kazıklı Voyvoda’dan Seks İkonuna: Bram Stoker’in Gözünden Drakula” sunuma geçtik.. bir sonraki sunum da bu konuyla alakalı idi.. Özlem Karadağ ile “Drakula’nın Öpücüğü: Copolla’nın Byronic Kahramanı Vlad Dracula”

    ne yazık ki ikinci günğün öğleden sonra yapılan sunumuna ve atölye çalışmasına katılamadım..

    Ümit Kireççi ile “E.C. Comics ve Çizgi Roman Senaryosuna Kattıkları” ve Melih Yılmaz, Onur Küçük ve Yiğit Işık’la “Atölye Çalışması

    Buket Hanım’a bu konferansa öncülük ettiği için teşekkürlerimi sunuyorum.. inanıyorum ki seneye de en az bu seneki kadar nefis bir konferans organize edeceklerdir..

    kendi adıma bu vampir konusu daha kapanmadı diyorum.. daha anlatılacak çok şey var..

    dışarda

    Çarşamba 11 Kasım 2009

    bu haftasonu iki kez rüyamda kendimi Fethiye’de gördüm.. evet aç tavuk – buğday ambarı ilişkisi..
    yaptığım işler nereye gidiyor merak ediyorum..
    hani burda, masa başında, tam sekiz saat.. haftada beş gün.. sonra ev..

    dağlara doğru dalıp giderken bile daha üretken olduğumu hissediyorum..

    o zaman beynimi, gözlerimi, ellerimi, ayaklarımı bağlayan hiçbirşey olmuyor çünkü..

    o mis gibi kokuyu.. o mis gibi sesi.. o mis gibi sessizliği özledim..

    şimdi ne güzel rüzgar esiyordur dışarda..

    GökçeKız’ın doğumgünü

    Pazartesi 9 Kasım 2009

    canım arkadaşım..

    cancağızım..

    iyi ki varsın..

    ne mutlu bana..

    bu kadeh senin şerefine olsun..

    nice nice..

    xxx

    uçurtma avcısı

    Cuma 6 Kasım 2009

    bir vicdan öyküsü Uçurtma Avcısı..

    Emir ve Hasan’ın kimi zaman göz yaşartan, kimi zaman boğaz düğümleyen öyküsü..

    kişiler öyle güzel çözümlenmiş ki her şey sanki gözlerimizin önünde gerçekleşiyor.. elimizi uzatsak dokunabilir, olaylara müdahale edebiliriz..

    Emir Afganistan’da saygın bir ırka mensup, herkez tarafndan sevilen ve saygı duyulan, varlıklı bir ailenin tek çocuğudur.. annesi onu doğururken vefat etmiştir.. babası tarafında hep suçlandığına, babasının gurur duyacağı bir evlat olmadığına inanır..

    Hasan ise Afganista hor görülen bir ırka mensup, Emir’in evinde hizmetli olarak çalışan bir Hazara’nın, Ali’nin oğludur..

    Hasan Emir’in her işini yapar..

    Emir de Hasan ‘a kitap okur..

    bu iki küçük çocuğun dışarıdan bakıldığında kusursuz bir dostluğu vardır.. ancak hiçbirşey göründüğü gibi değildir.. Emir içten içe babasının Hasan’a olan ilgisini kıskanır..

    biryerlerde kırılmış olan Emir’in ardından Hasan’ın da kırılması gecikmeyecektir.. canı pahasına Emir Ağa’sının koruyan Hasan’ın başı derde girdiğinde Emir O’nu koruyamayacaktır.. yüreği çocukluğuna, korkaklığına yenilecektir.. bize de okuyacak çok hüzünlü bir hikaye çıkacaktır..

    Uçurtma Avcısı, Khaled Hosseini‘nin ilk kitabı.. Afganistan’dan erken zamanda ayrılmış yazar ilk önce Paris’te daha sonra da Amerika’da yaşamaya başlamış..

    Kitapta geçen bir diyalog şöyle;

    “Taliban haberlerde anlatıldığı kadar kötü müdür?”

    “Hayır, daha da kötü”

    ufak bir ayrıntı.. kitabın keyfini kaçırmaya değmez ama benim fikrime göre evet Taliba anlatıldığından daha kötü olabilir ama Amerika bu kitap’ta anlatıldığı kadar da güzel değildir..

    winmaker’s birthday

    Cuma 6 Kasım 2009

    Win..